11°C
Giresun HAVA DURUMU11°C Yağışlı
BİZE ULAŞIN info@nefsipiraziz.com

Genel

Nefsi Piraziz

PİRAZİZ’DE TARİHİ CAMİLER

- +

PİRAZİZ’DE TARİHİ CAMİLER

 

            Eren Merkez (Abdal) Camii

       Bugün Piraziz şehrinin çekirdeğini teşkil eden Eren Mahallesi içinde ibadete açık olan eski caminin tarihte çeşitli adlar ile anıldığı anlaşılmaktadır. İlk yapıldığı yıllarda, hayrat sahibini adıyla Tirali Camii, daha sonra kasabanın merkezinde bulunması dolayısıyla Abdal Camii şeklinde anıldığı bilinmektedir. 

Tarih içindeki fonksiyonuyla etrafında bir kasaba oluşumuna vesile olan önemli mabet Piraziz’deki Abdal İskele Pazarı Camii’dir. Hafta pazarı için resmi izin çıkarıldığı 1869’da burada yeni inşa olunmuş bir camiden söz edilir ki, burası Tirali Konaklarının bulunduğu mevkide, Piraziz deresinin denize ulaştığı düzlükte yapılmıştır. Tiralizade Ali Efendi tarafından yaptırılan camiye 1870 yılında, Cuma namazları kıldırabilecek kadrolu bir imam tayin edildiği anlaşılmaktadır. Cami ve civarı bu tarihte Mendehor (Bendehor) köyüne bağlıdır. (Bendehor bugün kü Kaleyanı veya Ayıkaşı Mahallelerinin bulunduğu yerdedir)

 

            Gökçeali Camii

        Bölge tarihi ile ilgili ilk ayrıntılı bilgi veren 1455 tarihli vergi kayıtlarında bir camiden söz edilmemiştir. Bununla birlikte Şeyh İdris Tekkesine bağlı Mevlana İshak Fakih adlı bir kişi imam olarak zikredilmiştir. Söz konusu kişinin imamlık görevi yaptığı caminin, bugünkü Gökçeali köyü mezarlığındaki mabet olup olmadığından emin değiliz. Bugün ibadete açık olan caminin kapısı üzerindeki 1904 tarihli taş kitabede, buranın ilk defa Şeyh İdris tarafından mescit olarak yapıldığı, sonrada Şeyh İdris neslinden gelenlerce yenilendiğine işaret edilmiştir. Kitabedeki beyanı esas alacak olursak, şimdiki caminin olduğu yere, Şeyh İdris ölmeden önce 1390’lı yıllarda muhtemelen ahşap bir mescit yapılmış, daha sonra duyulan ihtiyaç üzerine Cuma namazı kılınabilecek genişlikte yeni cami inşa edilmiştir. Ancak bu işin ne zaman yapıldığı şimdilik bilinmemektedir.

 Nitekim 1547 tarihinde Gökçeali köyünde oturan Mahmut oğlu Fethullah adlı bir şahıs imam kaydedilmiştir.  İkinci imam Ali oğlu İbrahim ve müezzin Yakup oğlu Hasan Fakih adlı kişilerse, Gökçeali’nin bir mahallesi olan Bayramşah’ta oturmaktadır. Bu bilgiler 16.yüzyılda Gökçeali Camii’nin Cuma kılınabilecek genişlikte olduğunu göstermektedir.

 Burada görev yapanların iaşelerinin Şeyh İdris vakfından sağlandığı anlaşılmaktadır. Nitekim 1642’de Gökçeali’de oturan Hatip oğlu Hamza adlı şahıs “hatib-i cami-i Şeyh İdris” şeklinde tavsif edilmiştir. Bu ifade söz konusu caminin Şeyh İdris tarafından bina edildiğini ve tarih içinde yapılan onarımların da Şeyh İdris vakfından karşılandığını göstermektedir. Yöredeki diğer tarihi camiler gibi ahşap iken burası da, 19.yüzyılda taş olarak yeniden bina edilmiştir. Kırma çatılı ve yığma taş malzeme ile dörtgen biçimli yapılmış olan caminin mimari bir özelliği yoktur.

 

            Şıhkıran Camii (Nefs-i Piraziz eski Camii)

            İlk iskan sürecine ait önemli bilgiler bulunan 15.yüzyıl kayıtlarında Nefs-i Piraziz’de bir cami bulunduğuna dair açık bir bilgi yoktur. Bununla birlikte 1547 tarihli kayıtlarda İsmail oğlu Pir Veli ve Kasım oğlu Pir Mahmut adında iki imam, Seydi Fakih adında da bir molladan söz edilmektedir. Bu bilgi köyde 1540’lardan itibaren bir cami bulunduğunu göstermektedir. Ancak söz konusu mabedin yerini tesbit edebilmek şimdilik mümkün gözükmemektedir.

1640’lı yıllara ait kaynaklarda bu civarda Pirce Şeyh tarafından kurulan mezrada Ali Gazi adlı bir hayırseverin yaptığı cami ve görevlilerinden bahsedilmiştir. Şeyh İdris Tekkesi zaviyadarlarından Pirce Şeyh’in burada kurduğu zaviyede, Mustafa oğlu Ahmet ile Muslu oğlu Mehmet adlı iki dervişin zaviyedâr oldukları haber verilmiştir. Söz konusu cami bugün “Yanık Cami” diye anılan mevkide, zaviye ise sonradan köy odası / konağı haline getirilen yerde kurulmuş olmalıdır.

Halkın rivayetine göre köy konağı ile Piraziz Türbesi arasında bulunan ahşap cami, yandıktan sora, yeni cami Şıhkıran denilen mevkiye 1830’lı yıllarda yaptırılmıştır. Nitekim Şıhkıran Cami hazîresinde mezarı olan Molla Hasan oğlu Osman Efendi’den 1831 tarihinde köy imamı olarak “70 yaşında orta boylu kumral sakallı Molla Hasan oğlu Osman Efendi b.Ali” şeklinde bahsedilmektedir.

 

            Hasanşeyh Camii

            Bugün Ataköy, Yeşilköy, Yıldız, Şeyhmusa, Hasanşeyh ve Narlık köylerini kuşatan coğrafyaya 1450’lerde  “Gebegeriş” denildiği anlaşılmaktadır. Bu tarihlerde Gebegeriş köyü 11 hanedir. Ayrıca Şeyh İdris tekkesine bağlı 6 kişi de  zaviyedâr olarak kayda konu olmuştur. Bunlar arasında Şeyh Musa ve oğlu Şeyh Ebulhayr ile Hasan Şeyh’de vardır. 1485’te köyde iki adet imam vardır. Bunlar yaycı Mehmet oğlu Hasan ve Musa oğlu Halil adlı kişilerdir.1547’de ise bir zaviye imaretinden ve burada görevli 5 kişiden söz edilmiştir. Ayrıca Mahmut Fakih adlı bir kişi de molla, yani din görevlisidir.

Bu bilgiler Hasanşeyh Camii’nin bulunduğu mevkie 1480’lerden itibaren bir Cuma Camii yapıldığını ve buranın buluşma merkezine dönüşmesi üzerine de, zaviye ve imaret kurulduğuna işaret etmektedir. Hasanşeyh adlı dervişin 1450’lerde hayatta olduğu ve burayı sevk ve idare ettiği anlaşılmaktadır. 1640’lı yıllarda yine 6 görevlisi bulunan Hasanşeyh zaviye ve imarethanesinin daha sonraki yıllardaki durumu hakkında bilgi yoktur. 1831 tarihli nüfus kayıtlarında Hasanşeyh köyünüde içine alan Şeyhmusa köyünde imamlık yaptığı belirtilen kişi “orta boylu sarı sakallı Gedikoğlu Molla Mehmet b.Hüseyin” şeklinde tarif edilmektedir. Bu kişi büyük ihtimalle, eskiden Geberiş denilen coğrafyanın en eski merkezi konumunda bulunan Hasanşeyh Camii’nde görevlidir. Nitekim eskiden beri bir cami bulunduğu bilinen Hasanşeyh köyündeki mevcut caminin ise 1800’lü yıllarda yapıldığı tahmin edilmektedir.

 

Hazırlayan: Olgun Yurtseven

Kaynak     : Geçmişten Günümüze Piraziz

YORUM GÖNDERYorumlarınızı göndermek için alt kısımdaki formu kullanabilirsiniz.